25 Ekim 2011

Haftasonundan geriye kalanlar..




Son yazımdan bu yana neler oldu? Anneanne İsviçre'ye gitti geldi, Babaanne ile Kuğulu Park sefası yapıldı. Cumartesi günü Tunalı'ya indik, Babaannen de bize katılınca önce Edessa'da bir yemek yedik ve doğru parka  indik, sen salıncakta sallandın, yürüme denemeleri yaptın. Sallanırken yüzünde korku ile karışık bir gülümseme oluyor, öyle şeker ki! Çıktık ki Tunalı'da müzisyenler var onları dinlemek için durunca sana şarkılar çaldılar, süperdi. Ama tabi akşam olunca sen gündüz hiç uyumadığın için 18.30 gibi üstünle başınla uyuyakaldın taaa sabah 5.30'a kadar :)) Pazar günü ev keyfi yaptık. Bir ara büyük anneanneye gittik sonra biraz dolaşıp eve geldik. Ve haftasonumuz bitti :( Seninle birlikte olunca vakit uçup gidiyor... Birlikte geçirdiğimiz her vakit yetersiz seninle.  



Yüzdeki ifadeye dikkat çekerim!

Babamla dans :)

Ahh baba şu telefonunu bana bi versen!!!





Anneannem bana şapka getirmiş ama herkes bana gülüyor, komik mi oldum ne?



Banyodan sonra.!!


 
Alttaki 2 dişine ek olarak yukarıdan da 3 tane dişin geliyor bebeğim, ısırıp, koparmana az kaldı anlaşılan.   

Saçların iyice uzadı ama biraz inatçılar geriye veya yana taramak ne mümkün dümdüz ve sapsarı. Doktorumuzun söylediğine göre 1 yaşından önce saçı kısa kesilen bebeklerin psikolojisi bozuluyormuş. Zaten böyle öyle şirinsin ki uzasın istiyoruz. 

Haaa... Birde unutmadan son sürat emeklediğini söylemeliyim, Komandoluk günleri sona erdi, sürünmek devri kapandı, yaşasın EMEKLEMEK... Son sürat odadan odaya dolaşmak :) Bu bizim için daha çok tedbir, daha çok dikkat ve daha çok enerji demek.

Buraya hep güzel hep neşeli yazılar yazmak istiyorum ama pazar günü ne yazık ki Van Depremi oldu, 23.Ekim.2011. Van şehri ve civarı yıkıma uğradı resmen. Durum içler acısı. Ben ister istemez bebekleri düşündüm en çok...mama, bez, battaniye olmadan ne yaparlar? Ya annesi babası da olmayacaksa artık ne yaparlar... korkunç, yürek kaldırmıyor. Allah oradaki herkese yardım etsin. Televizyon, arkadaşlarla sohbet, sosyal medya her yerde konuşulan aynı, ya 24 şehidimiz ya deprem çünkü şuan bu kadar acının ortasında her söz anlamsız kalıyor. Şehitlerimizi düşünmek içimi yakıyor, kavuruyor. Efe bebeğim yıllar sonra sen bunları okuduğunda bu haberler zaman aşımına uğramış olucak ama paylaşmak istedim. Ne de olsa anne yüreği bu dayanmıyor. 
Bugün öğlen yemeğe çıktığımda bir pijama gördüm senin için çok sevimli birşeydi ama alamadım orada o kadar çocuk üşürken, alamadım, elim varmadı. 







 


Hiç yorum yok: